Solanlar – Nara’nın Kalbi
Nara’nın Kalbi, sevginin ölçülebildiği, denetlenebildiği ve eksildiğinde bedeni çökerten bir dünyada, insan kalbinin sınırlarını sorgulayan distopik bir anlatı sunuyor.
Bu romanda sevgi, yalnızca bir duygu değil; toplumsal düzeni ayakta tutan biyopolitik bir mekanizmadır. Kalp ritimleri izlenir, duygular sınıflandırılır, sevgi azalınca birey “solmaya” başlar. Sistem için mesele hayatta kalmaktır; insan içinse sevilmek.
Nara, dört kızını sevgiyle ayakta tutmaya çalışan bir anne, aynı zamanda bu düzenin eski tanıklarından biridir. Bir kızının kalbi kırmızıya düştüğünde, mesele artık bireysel bir kurtuluş değil; sevginin eşitlik, fedakârlık ve özgürlükle ilişkisini sorgulayan etik bir çatışmaya dönüşür. Roman, annelik, aşk, özveri ve bireysel kimlik kavramlarını; teknoloji, iktidar ve denetim ekseninde yeniden düşünmeye davet eder.
Sevgi, kusurları görüp yine de kalmayı seçmektir.
Devamını Oku