Ölülerimi Tanıyorum
“Masanın altında bıraktığımız hayatlarla
bir süre daha oturuyoruz.”
Ölmeden kaybettiklerimiz var.
Zaman, aldığı şeyleri bütünüyle götürmüyor. Bir ses çekiliyor dünyadan, bir yüz hafızanın karanlığına karışıyor, çocukluk kendi kapısını sessizce kapatıyor; ama geride, görünmeyen biçimde yaşamaya devam eden bir şey kalıyor.
Belki hafıza, yokluğun başka bir varoluş biçimidir.
Ölülerimi Tanıyorum; kaybın kendisinden çok onun bıraktığı boşluğa, insanın kendi hayatından eksildiği yerlere ve kaybolan şeylerin içimizde sürdürdüğü mahreme bakıyor.
Hafıza, kaybettiklerimizi geri vermiyor.
Onları başka bir zamana yerleştiriyor.
“Bazı sesler henüz ölmeyi bilmiyor.
Çünkü hayat biraz ayıp bir şey bazen.
Gidenler gidiyor.
Sonra bir sabah kalkıp kahve yapıyoruz.
Ve her şeyi hatırlıyoruz.”
Devamını Oku