Hayatın Farmakolojisi
Hayatta güçlü olmak zordur. “Hayat Güçlü Olanı Sever” de bunu anlatıyorum. Güçlenmeden elde edilen başarının uçup gideceğini “Peki Ya Olsaydı?” hikayemde anlatıyorum. Bu yüzden, tıpkı Zehra’nın hikâyesinde olduğu gibi hayatta küllerinden yeniden doğmanın gerekliliğini savunuyorum.
Bunun için de arabesk yapmamak gerektiğini “Batı Asya’nın İncisi”nde ve cesaretli olmanın mutlak gerekliliğini “Mutluluk ve Özgürlüğün Hapı”nda anlatıyorum. Çok düşünmenin ise cesaretin zıttı olarak ilerlemeye engel olduğunu “Zeka’nın Fazlası Hayatta Engel mi?” de anlatıyorum.
Eğer bir şeyler hayatta istediğimiz gibi gitmediyse bunun için kötü bir insan olmanın mazeret olmadığını “Olumsuz Davranışlarımızın Arkasındaki Bir Sır”da anlatıyorum.
Çok çalışmak çözüm değildir, esas önemli olan hayalinizdeki bir işte severek çalışmaktır. Tıpkı “Dünya’nın Çilesini İşçi Arılar Çeker” de anlattığım gibi.
O Hayalleri sağlam taşımak için ise önce kendi değerimizi bilmenin gerekliliğini düşünüyorum. ‘’Kendi Değerin mi? Başkalarının Gözündeki Değerin mi? Hangisi daha önemli?” de anlattığım gibi.
Ve en önemlisi, girişteki kendi somut hikâyemle de tüm bu anlattıklarımı destekliyorum.
Devamını Oku