Cama Çarpan Kuşlar
Bir kadın konuşuyor. Konuşuyor çünkü susarsa kendi sesini de kaybedecek.
Rümeysa'nın köyünden İstanbul'a uzanan masalı; Şakrak Hüseyin'in tatlı sözleri, avizeli apartman düşleri ve kaçırılmayla bölünen bir geceyle paramparça olur. Ruhat'ın ıssız bir dağ yolunda yaptığı seçim, sadece bir genç kızı değil, iki hayatı da geri dönüşsüz biçimde değiştirir.
Bu roman; aşk ile inat, hayal ile hakikat, şehir kokusu ile köy kokusu arasında sıkışmış bir kadının iç döküşüdür.
Bir evliliğin, bir suskunluğun ve yıllar sonra bile dinmeyen “Ya öyle olsaydı?” sorusunun hikâyesi…
Bazı kuşlar gökyüzüne değil, cama çarpar.
Bazıları uçar, bazıları düşer.
Ama en çok da kalpler kırılır.
Devamını Oku