Deniz Eylül Akpınar, makine mühendisi, profesyonel koç ve yazardır. Mühendisliğin analitik bakış açısını, koçluğun insanı ve insanın iç dünyasını anlama yolculuğuyla bir araya getirmektedir.
Profesyonel koçluk çalışmaları boyunca insanların seçimlerine, ilişkilerine, korkularına, hayallerine ve dönüşüm hikâyelerine eşlik eden Akpınar, bu deneyimlerini yazarlık yolculuğuna da taşımaktadır. Koçluk alanındaki bilgi ve deneyimlerini aktardığı eğitim kitabı ise yayıma hazırlanmaktadır.
Yazmak onun için yalnızca hikâye anlatmak değil, insanın içinde sessizce taşıdığı duygulara kelimeler bulabilmektir. Aşk, insan ilişkileri, karşılaşmalar, ayrılıklar ve insanın kendisine dönüş yolculuğu eserlerinin temelini oluşturur.
İlk romanı Turna Kuşları, aşkın yanı sıra insanın kendisiyle, geçmişiyle ve hayatın karşısına çıkardığı seçimlerle kurduğu ilişkiyi anlatır.
Akpınar, kaleme aldığı bu romanda, okurun yalnızca bir roman okumayı değil, kendi hayatından bir parçayla karşılaşmasını ve belki de yıllardır adını koyamadığı bir duyguyu bir cümlede bulmasını ister.
Çünkü bazen bir kitap yeni bir hikâye anlatmaz; zaten içimizde var olan bir hikâyeyi hatırlatır.
Profesyonel koçluk çalışmaları boyunca insanların seçimlerine, ilişkilerine, korkularına, hayallerine ve dönüşüm hikâyelerine eşlik eden Akpınar, bu deneyimlerini yazarlık yolculuğuna da taşımaktadır. Koçluk alanındaki bilgi ve deneyimlerini aktardığı eğitim kitabı ise yayıma hazırlanmaktadır.
Yazmak onun için yalnızca hikâye anlatmak değil, insanın içinde sessizce taşıdığı duygulara kelimeler bulabilmektir. Aşk, insan ilişkileri, karşılaşmalar, ayrılıklar ve insanın kendisine dönüş yolculuğu eserlerinin temelini oluşturur.
İlk romanı Turna Kuşları, aşkın yanı sıra insanın kendisiyle, geçmişiyle ve hayatın karşısına çıkardığı seçimlerle kurduğu ilişkiyi anlatır.
Akpınar, kaleme aldığı bu romanda, okurun yalnızca bir roman okumayı değil, kendi hayatından bir parçayla karşılaşmasını ve belki de yıllardır adını koyamadığı bir duyguyu bir cümlede bulmasını ister.
Çünkü bazen bir kitap yeni bir hikâye anlatmaz; zaten içimizde var olan bir hikâyeyi hatırlatır.



