Cadı
Bir ölünün gölgesi, yaşayanların kaderini değiştirebilir mi? Kocasını kaybeden Fikriye Hanım için yeni bir evlilik hazırlığı başlar. Bulunan talip, büyük bir yalıda iki çocuğuyla yaşayan varlıklı Naşit Nefi Efendi’dir.
Görünürde rahat bir hayat vadeden bu evliliğin önünde, akla sığmayan bir söylenti vardır: Naşit Nefi’nin ölmüş ilk karısı Binnaz Hanım geri dönmüş, evinin ve ailesinin peşini bırakmamıştır. Naşit Nefi’nin eski eşi Şükriye’nin anlattıkları, söylentiyi geçiştirilecek bir dedikodu olmaktan çıkarır.
Kaynağı belirsiz mektuplar, açıklanamayan olaylar ve birbirini destekleyen tanıklıklar, kuşkuya yer bırakmayacak kadar inandırıcı görünmektedir. Fikriye, kendisi için düşünülen hayatın ardındaki gerçeği anlamaya çalışırken her yeni ayrıntı başka bir soruyu beraberinde getirir: Bu evde korkulması gereken gerçekten bir ölü müdür?
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cadı’da gizemi mizahla, ürpertiyi insanın inanma ihtiyacına yönelttiği keskin sorularla buluşturuyor. Batıl inançların gündelik hayatı nasıl kuşattığını anlatırken okurunu korkuyla akıl arasında gidip gelen bir dünyanın içine çekiyor. Çünkü, bazen insanı esir alan, gördüğü şey değil, ona anlatılan hikâyedir.
Devamını Oku