Bir insanla evlenmek, onun kalbinde yer edinmeye yeter mi? Naki, istediğini elde etmeye alışmıştır. Varlıklı ailesinin sağladığı rahatlık içinde, gönül ilişkilerini de kendi arzularınagöre yönlendirebileceğini düşünür. Ancak üçüncü eşi Bedia,onun alıştığı kadınlara benzemez.
Zeki, gururlu ve boyun eğmeye niyeti olmayan bu genç kadınla evliliği, daha ilk geceden bir çatışmaya dönüşür.Öfkeyle uzaklaştırdığı karısını yeniden kazanmak isteyen Naki,bu kez kolayca vazgeçemediği bir duygunun pençesindedir.
Bedia ise bu evliliğe kendi isteğiyle girmemiştir.Babasının kararıyla kurulan yeni hayatının gerisinde, Fatin’e duyduğu aşk vardır. Saklanan mektuplar, söylenmeyen gerçekler ve giderek büyüyen kuşkular, evliliğin görünürdeki düzenini sarsar. Naki, karısının kalbinde kendisine yer ararken sevgisinin nerede bittiğini, kıskançlığının nerede başladığını ayırt etmekte zorlanır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Bir Muadele-i Sevda’da zoraki evliliği, incinen gururu ve birbirine uymayan arzuları aynı hikâyede buluşturuyor. Olayları Naki’nin ağzından dinlerken yalnızca Bedia’nın sırlarıyla değil, kendisini anlatan bir insanın çelişkileriyle de karşılaşıyoruz. Sevmenin, sahip olmanın ve özgürce seçebilmenin birbirine karıştığı bu romanda, hiçbir hesap insan kalbini bütünüyle açıklamaya yetmiyor.